24 Nisan 2020 Cuma

Hicri 1441


Bugün hicri takvime göre 1 Ramazan 1441, yılın palindromik (tersten okununca da aynı) olması dikkatimi çekti ve nasıl olsa evden çıkamıyoruz bari geçmişe doğru yolculuğa çıkayım dedim. Geriye doğru palindromik hicri yıllarda gezindim ve neler olmuş bakalım:

25 Mart 2020 Çarşamba

Ah o dedeler!


Hani tüm uyarılara rağmen elinde bastonuyla camiye gidip "Ölürsem burada öleyim!" diyen cahil dedeler var ya. Bir tek onları kontrol edemiyorlar, örgütün içine alamıyorlar çünkü onların akıllı telefonu yok. Öyle hashtag (#) nedir de bilmezler. Onlar da bu dünyadan göçüp gittiklerinde; hashtag'lerle dua eden, Facebook'ta sahur yapıp Instagram'da iftar açan, Twitter'da tavaf eden, her gördüğüne iman edip korkan ama Görünmeyen'den korkmayan mutantlarla baş başa kalacağız.

22 Mart 2020 Pazar

Ah bu gençler!


Yaşlılar; gençlerin amaçsızlığından, tembelliğinden, boşvermişliginden sürekli yakınır dururlar. Sanırsın kendileri laboratuvardan hiç çıkmıyordu, mikroskopla yatıyordu. Kendilerinin gençken çok ulvi hedefleri vardı da babaları okutmadı. Saçma ideolojilerin peşinden hiç koşmadılar, koşturulmadılar.

31 Aralık 2019 Salı

2019 günlükleri - 5

Bugüne kadar gördüğüm; çok konuşan, çok bilmişlik taslayan, biz zamanında şunları bunları yaptık diye sürekli anlatan tipler istisnasız "tırt" çıktılar.

--o--

Seneler sonra bir arkadaşla görüşmek garip hisler uyandırıyor. Takıldığın senelere flashback oluyorsun. O zamanki dertler gitmiş yerine başkaları gelmiş, umutlardan desen eser kalmamış. O zamanlar aynı oksijeni solumam dediğin tipler bugün dört bir tarafını sarmış. Tavizlerin bini bir para olmuş. Yüzümüz bile kızarmıyor artık. Bahanemiz hazır: piyasa böyle. Konuşurken kullandığımız bağlaçlar ortak noktamıza işaret ediyor. Seneler ikimizi de Behzat Ç'ye dönüştürmüş.

--o--

14 Aralık 2019 Cumartesi

Domatesli Bulgur Pilavı


Öğle yemeği saatinin gelmesine on dakika kadar vardı. Biraz haberlere göz gezdireyim dedi. İki milyona yakın adayın girdiği üniversite sınavının sonuçları belli olmuştu. Yaklaşık 15 sene önce kendisi de aynı yollardan geçmişti. “Ahmet okusun,” demişti ilkokul öğretmeni, “mutlaka okusun.” Dedikleri gibi okudu, gözde bir üniversiteyi kazandı, işe de girdi. Öğretmenlerinin emeklerini boşa çıkarmayıp ailesinin göğsünü kabarttı. Sivas’ın o küçük kasabasından çıkıp dev plazanın 18. katına yerleşmeyi başardı. “Ben dememiş miydim?” dedi öğretmeni, “Bu çocuk olacak diye.”

23 Kasım 2019 Cumartesi

2019 günlükleri - 4


Bakmayın siz bu hacıların, hocaların, tarikatların mülayimlik aşıladığına ilk müslümanlar bildiğiniz anarşist ruhluydu. Çağrı filmini seyrederseniz görürsünüz. Eminim kaç defa da seyretmişsinizdir ama bugünkü konjonktür gereği deyip işin içinden sıyrılırsınız. Allah'ın izniyle iki saniyede tek gâvur icadı kelimeyle anarşistleri susturmasını bilirsiniz.

Yürütülen sosyal mühendislik çalışmaları sonucunda bugün "mülayim" kelimesi iyi şeyler çağrıştırırken "anarşist" kötü şeyler çağrıştırıyor. Seni eğitimle, vaazla çakma ideallerin mülayim askerleri yapmaya çalışıyorlar. Maddi manevi sömürülürken ses çıkartmaman için hep yumuşak huya vurgu yapıyorlar. Rahatça; güdülemek, gütmek, işgal etmek ve yönetmek için mülayim olmamızı istiyorlar. Ha bu arada en iyi şakşakçılar da mülayimlerden çıkar değil mi?

Ellerinden dondurması alınan mülayimlerin azılı birer anarşiste dönüştüğüne de şahit olmuşsunuzdur. Aslında onların mülayimliği de yalandır anarşistliği de.

Bu yazı daha uzar gider. "Mülayim olan ne kadar yazsan anlamaz, anarşistler çoktan anlamıştır" deyip kısa kesiyorum.

2 Kasım 2019 Cumartesi

2019 günlükleri - 3


Milletteki başkalarına şirin gözükme olayına hastayım. Adam özel hayatında her türlü haltı yiyor ya da hiçbir amel yapmıyor sonra benim yanıma gelince sanırsın hatim indirecek. Dinden diyanetten yürüyor. "Bakma yapmıyoruz belki ama biz de boş değiliz birader"e getiriyor muhabbeti.

Arkadaş bana neyi kanıtlamaya çalışıyorsun ki ya da vicdanını mı rahatlatıyorsun? Sanki öbür tarafta torpil yetkim var da benim kotadan yararlanacaksın. Hele ki ben kendimi kurtaramamışken. Sınavlardaki "çan eğrisi"ni uygulasalar işimiz kolay ama o da yok. Sürprizlere açık bir yer.

Ancak şurası gerçek ki peygamberler nefsini temize çıkarmamışken kalp temizliğiyle övünüp kendilerini amellerden muaf tutanların bu kibirleri yüzünden işleri çok zor.

"Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevkeder. Doğrusu Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).”
(Yusuf, 53)